26
26
Herkesin hayran oldugu, her “acaba”si bir emir olan, altin bir kozada simartilarak büyüyen bir kadindi Idil. Çevresindeki parilti biraz dagilsa, ne kadar çiplak ve savunmasiz oldugu ortaya çikiyordu. Tipki dogum gününde savas boyalarini sildigindeki gibi. Gardini indirmesini saglayansa, simsiyah yaralari olan bir çift mavi gözdü ve o gözlerin sahibinin dudaklarindan dökülecek olan masum bir soru. “Isminizin anlami nedir?” “Içten ve saf ask.” “Buldunuz mu peki?” Saglam bildigi her sey yikilirken ve Idil daha da güçlü bir kadin olarak küllerinden dogarken hep o sorunun cevabini düsünüyordu. Sahi, gerçekten bulmus muydu?